I want need this.
(Source: eskiesvaplarim)
Reblogged from eskiesvaplarim with 7 notes / May 20, 2012
Bu şarkıyı embed şeyedecektim aslında, amma fakat lakin öyle değildir. Ellerimle youtube linkinden mp3’e çevirttim de koydum. Çünkü embed şeklinde koyduğum videolar bir gün ulaşılamaz hale gelir diye inanılmaz korkan bir insanım. Eyyorlamam bu kadar.
İkincisi, böyle güzel olabilir ancak bir şarkı. Gerçi Multitap çok güzel genel olarak da. Bunun dün akşam 2012 Venue konserlerine gitmiş olmam ve solistlerine eş dost ortamında yazıyor olmamla ilgisi yok. Sonuçta solist meselesinde şaka takılıyorum. Tabi bu “Ya tutarsa?” diyerek ön grupları olarak sahneye çıkan sevgili korodaşım Can Oflaz’ın (Can bunu yüzde 98 okumayacaksın, ama reklam falan yapıyorum çok iyiyim) facebook şeysine “EHEHE TANIŞTIRSANA BENİ” geyiği yapmama engel oldu mu? Hayır.
Bu şarkıdaki gibi olmak lazım geldiğini düşünüyorum; ama havalar müsait değil. Bir de ben sevgili seçimlerinde hiç başarılı değilim. Olmuyor yani, kariyerimdeki başarıyı aşk hayatıma aktaramıyorum asla…………..sdfg. Bir de geçen gün bir aşığım -ki aralarından en tatlıları- ben mesela dedi, seninle olsam kaçma diye hemen evlenmek isterim, sonra da hemen çocuk yaparım ki iyice ilişki perçinlensin diye. Sakin ol şampiyon dedim. Kendisine 5 sene sonra evlenmek üzere sözüm var, beni böyle korkutursa o iş ç… aaaaaaaa.
Bugünlerde aklım birinde. Bugünlerde derken, aşağı yukarı bir aydır. İki ay mı oldu acaba. Bilmiyorum emin değilim. Hesaplayalım, mart başı bob ross’tan ayrıldığıma, arada biraz saçmaladığıma, sonra bu birisiyle tanışınca bütün saçmalamalarım duvara tosladığına ve hedefe kilitlendiğime göre, şimdi mayısta olduğumuza göre, oha iki ay olmuş.
İki ayın sonunda, engin tecrübelerime dayanarak aldığım karar: ben mutlu olurum, fakat onunla değil ya. Sayesinde ne kadar bu işlerden yorulduğumu, ayak oyunlarını nasıl da sevmediğimi, dürüstlüğümden ödün verdiğim ve oynamak zorunda bırakıldığım zaman nasıl da huysuzlaştığımı yeniden keşfettim. İlişkinin böylesi bana göre değil. Bunları ona da söyleyeceğim, çünkü dediğim gibi, dürüst olmak ve aklımdan geçeni tak diye söyleyebilmek istiyorum. Herkese. Yüreğim hopladı fakat korkacak bir şey yok, Eros yeni aldığı oku deniyormuş diyeceğim sdfg.
PS: Eğer ki bunu ben sana bir şeyler söyleyemeden okursan bulup da diye sana şuraya bir karikatür bırakıyorum: işte o karikatür , seni ofisimde bekliyor olacağım sdgfsf. Hiç gülmüyorsam, üzülüyorsam, laf sokuyorsam biiiir sebebi var sdfg.
bitirirken bir Multitap daha: http://www.youtube.com/watch?v=84HiIGK6yTQ
Ay lav yu all.
Selin.
0 notes / May 20, 2012
Reblogged from damnafricawhathappened with 8,475 notes / May 1, 2012
Seems like IKEA are really shaking things up this year. In addition to the previously announced TV set, they’re also going to release a digital camera made of cardboard called Knäppa (“Snap”). It’ll hold 40 photographs at a time and plugs directly into your USB port. While it’s not the prettiest camera the world has ever seen, I do love the idea of a screen-less digital camera that brings people back to the wait-and-see days of film.
Reblogged from olmadikacariz with 42,984 notes / April 29, 2012
1900-1950 yılları arasında gündelik hayatın nasıl olduğunu arası 1900-1950 yılları arasında gündelik hayatın nasıl olduğunu araştıran ve buna dair bilgiler sağlayan bir şirkete sahip tarih danışmanı Jo Teeuwisse, bir gün Amsterdam’daki bir bit pazarını gezerken Nazi işgali öncesine, işgaline ve işgal sonrasına ait fotoğraflar bulur. 1930 ila 1950 arasındaki dönem kendi kişisel favorisidir aynı zamanda. Resimleri tarayarak internete aktarır. Gel zaman git zaman, fotoğraflardaki mekânların bugünkü hallerini çekmeye başlar. Sonrasında ise gördüğünüz Amsterdam’ın Hayaletleri serisini yaratır.
(Source: serkanvianse)
Reblogged from olmadikacariz with 136 notes / April 7, 2012
iyice müzik blogu oldum; ama bahar geldi n’apabilirim?
2 notes / April 2, 2012
yavrum baban nereli? nereden bu kaşın gözün temeli ? :)
bahar geldi mi bunları dinlemek lazım.
5 notes / March 26, 2012
13 notes / March 11, 2012
sosyal medyadan paylaşınca paylaşınca farkındalık yaratılmıyor arkadaşlar. bu bugün uğur mumcu paylaşıp duranlar var ya, yalnızca hoşlandığı/sevgilisi/komşusu/müdürü/en yakın kankutu paylaştı falan diye paylaşıyor hepsi. o kadar yıl öncesini bırak dün ne yediğini hatırlamayan rezil bir neslin ahvadıyız. facebook üzerinden politika olmaz, facebook üzerinden politika ancak magazinleştirilir. anca rezil isimleri olan sokayım ampüle o sana girsin ohohoh cehepeninki 25 cm oğluum sizinki 24.5 gibi avam avam grupların resimleri paylaşılır. hangisi daha avam bilmiyorum. inanmadığım şeyi yapanlar mı, benim düşündüğüm gibi düşündüğünü söyleyen grup mu. hiçbiri değilim ben, hiçbiri olmak istemiyorum. kendimi çok yalnız hissediyorum bu konuda. %98in anladığına inanmıyorum ne döndüğünü ve ben böyle olmak istemiyorum. o yüzden asla facebooktan “tepkimi” belirtmeyeceğim, asla onlar gibi olmayacağım, asla asla asla. ben kendi yolumu bulurum. kimsenin akıttığı suda yıkanmak istemiyorum, akar su da böyle olunmaz. çok üzülüyorum ama o linkleri koyduğumda “like butonuma tıklayacak” insanların benim üzüntümü paylaşacağına inanmıyorum. ben aykırı değilim, siz komikli kedi videosusunuz. neyse.
bu da böyle bir anım.
2 notes / January 24, 2012